Pullman Zamzam Madina - Lüks otel - Kutsal Mekanlar

Kutsal Mekanlar


Medine-i Münevvere

Aziz Resulümüz demiştir ki: “Yarabbi, Mekke’yi sevdiğimiz gibi sen bize Medine’yi de sevdir! Mekke’den de fazla sevdir!”

Birçok isimle anılan kutsal Medine şehri Hz. Muhammed (S.A.V.) Peygamberi çok sevdi ve O da bu sevgiye karşılık verdi. Tepeler ve dağlarla etrafı çevrili olan şehir, Hz. Peygamber’e (S.A.V.) ve onun müritlerine en çok ihtiyaç duydukları zamanda sığınma ve destek sağlayarak İslam dininde Mekke’den sonra ikinci en kutsal şehir olmuştur. Şehre karşı hissettiği ölümsüz sevgiyi göstermek için Hz. Peygamber (S.A.V.), mescidini bu şehrin verimli toprakları üzerinde inşa etmeyi tercih etti.

Hz. Peygamber (S.A.V.) demiştir ki: “Yeryüzünde ibadet için sadece üç mescidin yoluna düşülür: Kabe, benim şu mescidim ve Mescid-i Aksa.”

Hz. Peygamber (S.A.V.) hayatının hatırı sayılır bir bölümünü bu aziz şehirde çalışarak, yaşayarak ve dua ederek geçirmeye devam etti. İslam dininin en eski üç camisine ev sahipliği yapan Dar-ul-Hicret, İslam’ın kalesi ve işaret feneri oldu.

 

Peygamber Mescidi

Hz. Peygamber (S.A.V.) demiştir ki: “Benim mescidimde kılınan bir namaz, Mescid-i Haram (Mekke-i Mükerreme) hariç başka yerlerde kılınan bin namazdan hayırlıdır.”

Mescid-i Nebevî, Medine-i Münevvere‘deki ulu camidir ve tam kalbinde, el üstünde tutulan Ravza bulunur. Hz. Muhammed (S.A.V.) bu camiyi 622 yılında, Hicret’inden sonra Medine’nin tabiatında var olan maneviyattan etkilenerek bu bölgeye yerleştiğinde, kendisi kurmuştur.

Zamanla, çeşitli halifeler, sultanlar ve krallar, Hz. Muhammed’in (S.A.V.) namaz kıldığı niş (Mihrap) ve kürsü olarak kullandığı ahşap blok (Minber) gibi O’ndan kalan kıymetli izleri silmeden şehri genişletmiş, büyütmüş veya yenilemişlerdir. Hz. Muhammed’in (S.A.V.) kabri üzerindeki sembolik taş kubbe 1476’da inşa edilmiştir ve pek çok kattan oluşan yeşil boyanın ilk katı 1837’de atılmıştır. Hz. Peygamber’in yanında (S.A.V.) Ebu Bekir ve Abdullah Bin Ömer halifeler de Yeşil Kubbe’nin altına defnedilmişlerdir.

Bugün Mescid-i Nebevî 1,6 milyon kadar insanı barındırabilir ve dünyanın en büyük camilerinden birisidir. Yıl boyunca hacılar hiç uyumayan bu kutsal mabette Hz. Peygamber’in (S.A.V.) kendisinin namaz kılıp ibadet ettiği odalar ile aynı odalarda namaz kılıp ibadet etmek için Medine’ye gelirler.

 

Bâki Mezarlığı

Dünyadaki en büyük ve en mübarek mezarlıklardan birisi olan bu mezarlık, otele yalnızca birkaç dakikalık yürüme mesafesindedir. Burası eskiden teke dikeni ağaçlarıyla kaplı olduğundan adı “ağaç bahçesi” anlamına gelir; ayrıca Cennet’ül Bâki olarak da bilinir. Bu mezarlık, Hz. Muhammed’in (S.A.V.) birçok birinci dereceden akrabasının ebedi istirahatgâhı olduğundan büyük tarihi öneme sahip bir yerdir. Hz. Hatice ve Hz. Meymûne (Allah rahmet eylesin) hariç eşlerinin hepsi ile kızı Fatima (Allah rahmet eylesin) ve oğlu İbrahim (Allah rahmet eylesin), amcası Hz. Abbas ve torunu Hasan bin Ali bin Ebu Talib (Allah rahmet eylesin) buraya defnedilmişlerdir. En gözde müritleri, Osman bin Affan, Es’ad bin Zürare ve Sa’d bin Ebû Vakkas da (Allah rahmet eylesin) buraya defnedilmişlerdir.

 

Kuba Mescidi

Şehir merkezinin dışında ve Medine Pullman Zemzem’den araba ile 15 dakikalık mesafede Hz. Muhammed (S.A.V.) tarafından yapılan ilk camii olan Kuba Mescidi yer alır. Hz. Muhammed (S.A.V.) yanında Hz. Ebu Bekir (Allah rahmet eylesin) ile birlikte temelini atmış ve 622 yılında Allah’tan yana Takva yani Allah’ın farkında ve bilincinde olma temeli üstünde Kuba Mescidi’nin inşa edilmesine yardım etmiştir. Hz. Peygamber’in (S.A.V.) her cumartesi günü Kuba Mescidi’ne giderek iki rekât namaz kıldığı rivayet edilir. O şöyle dedi: “Kim evinden çıkıp Kuba mescidine gelir ve orada namaz kılarsa bu ona bir umreye bedel olur.”

Binanın dışında her köşede birer tane olmak üzere dört minare ve 56 kubbe göğe yükselir. Yapı, girişik bezeme tarzında girift kafes işçiliğiyle bezenmiştir. Mescidin etrafında büyük bir çarşı ve bir zamanlar mübarek Eris/Hatim (Yüzük) kuyusunun kaynağı olan alan ziyaret edilebilir.

 

Uhud Dağı

Hz. Peygamber (S.A.V.) bir defasında şöyle demiştir: “Bu da Uhud’dur, öyle bir dağdır ki o bizi sever, biz de onu severiz.” Medine’nin hemen kuzeyindeki bu haşmetli Cennet Dağı, İslam’ın ikinci savaşının verildiği yerdir. Bu mübarek dağ, Medine Pullman Zemzem’den görülebilmektedir. Bu savaşta zafer neredeyse kazanılacakken okçular bir emire itaat etmeyip mevkilerini terk etmişlerdi. Böylece bir savaş kaybedilmiş ve Hz. Peygamber (S.A.V.) yaralanmıştı. Tarihi yamaçta hacıların, Hz. Peygamber’in (S.A.V.) amcası Hamza bin Abdulmuttalib’in (R.Anha) de arasında olduğu şehitleri selamlayabileceği ve Allah’tan onlara yardım niyaz edebilecekleri bir mezarlık bulunmaktadır. Ziyaretçiler ayrıca etrafta uzanan huşu dolu manzaraları görmek için Jabal Roma’nın tepesine çıkabilirler.

Erişimaddress

Kutsal Mekanlar
Amr Bin Al Gmoh Street Madina, 41499 Madinah
Kingdom of Saudi Arabia
Tel: (+966)148210500
Faks: (+966)148211889
E-posta: H9245@accor.com

google_map
  • kutsal-mekanlar
Kitap Odası
Kitap Odası
close